Reklammatik'e üye ol, sen de kazan! merhabalar - Blogcu



ÖRDEKLERE BASMAYIN

  Üç kadin arkadas bir kaza sonucu ayni anda hayatlarini kaybedip cennete giderler.
Cennetin kapisinda onlari karsilayan melek
  - Sizin burada uymaniz gereken tek kural var.. O da ordeklere  dikkat edin sakin ustlerine basmayin' der.
 Sonra kapi acilir uc kadin  cennete girerler.Gercekten de etrafta ordek doludur. Ustlerine basmamak  adeta imkansizdir.Dikkat etmesine ragmen kadinlardan biri kazayla bir ordegin ustune basar.Hemen Cebrail belirir.Yaninda son derece cirkin bir  adam vardir.Kadini kolundan adama kelepceler ve
 - Ordegin ustune basmanin cezasi olarak sonsuza kadar bu cirkin adama kelepceli olarak yasayacaksin der.
 Ikinci gun kadinlardan biri yine kazayla bir ordegin ustune basar ve Cebrail aninda yaninda cok cirkin bir adamla gelip onlari kadina ceza olarak birbirlerine kelepceler.
 Ucuncu kadinin gozu bu olaylardan cok korkar.Digerlerinin akibetine ugramamak ve so nsuza kadar cirkin bir adama kelepcelenip yaamamak icin her attigi adima acayip dikkat etmeye baslar.Aradan aylar gecer ve   hicbir ordegin ustune basmaz.
  Derken bir gun Cebrail belirir.Bu kez yaninda boylu poslu  inanilmaz derecede yakisikli bir adam vardir.Cebrail hicbir sey soylemeden yakisikli adamla kadini kelepceler ve yine birsey soylemeden  ceker gider. Kadin artik mutluluktan ucmaktadir. O gune kadar gordugu en  yakisikli adamla kelepcelenmistir. Adama doner ve
 - Ben acaba ne yaptim da  sonsuza kadar senin gibi guzel bir adamla birlikte olmayi hak ettim' der.
   Adam surati asik bir sekilde cevap verir.
  - Vallahi seni bilmem  ama ben az once bir ordegin ustune bastim' der.

TEMEL VE AMERİKA

Temel Dallas'taki kuzeni Dursun'u görmeye gitmiş. Dursun Temel'i havaalanında karşılamış. Beraberce dışarı çıkmışlar.  Temel bir bakmış 10 metre boyunda bir limuzin!

 

 "Uyyy, amma da büyük bu, daa!"

 

 Dursun hafifçe gülmüş:
 - "Temel'im burası Amerika! Burada her birşey
büyük!"

 

 Yola çıkmışlar, Dursun'un çiftliğinin kapısından içeri girmişler.
Git git  bir türlü eve varmıyorlar.
  Temel şaşkınlık içinde: "Uyy, amma da büyük  çiftlik daaa!"
Dursun gene hafifçe gülmüş: "Temel'im burası Amerika! Burada  her birşey büyük

 

Neyse, akşam olmuş, yemek salonuna geçmişler. Salonun ortasında kocaman bir masa.

 

Bir ucunda Temel bir ucunda Dursun. Temel Dursun'u taa uzaktan  zor seçiyor.

 

 "Uyy!" diye bağırmış: "amma büyük masa, daa!"

>   Dursun'un sesi  gelmiş: "Temel'im burası Amerika! Burada her birşey
>büyük!"

>   Yemekten sonra Temel'in tuvalete gitmesi gerekmiş.
>   Dursun: "Temelim, alt  kata in, soldan üçüncü kapı" diye tarif etmiş.
Temel alt kata inmiş ama sol  yerine sağdan üçüncü kapıya girmiş. Orası evin havuzunun olduğu yermiş.

 

Her  yer karanlık olduğu için Temel elektrik düğmesini ararken havuza düşmüş. Can havliyle bağırmaya başlamış:
  - "Sifonu çekmeyiiin!! Sifonu çekmeyiiin!"

KALK KENDİN AL

 Soğuk ve karlı bir günde bir işadamıyla sarışın sekreteri yollarını kaybetmişler ve bir ormanda kaybolmuşlar. Bir süre sonrada arabaları bozulmuş ve arabayı terketmek zorunda kalmışlar.Zor ve uzun bir yürüyüşten sonra ormanın içinde bir kulübe bulmuşler ve kendilerini hemen bu kulübenin içine atmışlar.
  Kulübede bir yatak, bir uyku tulumu ve bir sürüde battaniye olduğunu görürmüşler.
  Adam bir centilmen olarak sekretere onun yatakta yatabileceğini söylemiş ve kendide uyku tulumu alıp yere yatmış.
  Adam yattıktan birkaç dakika sonra sarışından bir ses gelmiş,
- Efendim, ben çok üşüyorum.
Adam tulumun fermuarını açmış ve kalkıp sarışına bir battaniye vermiş ve sonra yine yatmış. Tam uyumak üzereyken sarışın yine,
- Efendim, ben hala çok üşüyorum! demiş.
Adam yine fermuarını açmış, kalkmış ve sarışına bir battaniye daha vermiş.
Sonra aynı sakinlikle uyku tulumunun içine girip, fermuarı çekmiş.
Tam uykuya dalacağı sırada sarışın yine,
- Efendim, ama ben çooooook üşüyorum. demiş.
Adam sarışına dönüp,
- Burası ıssız bir yer. Ne olduğunu kimse görmez. İstiyorsan bir geceliğine karı-koca gibi davranabiliriz. demiş.
Sarışın cilvelenerek,
- Tabii efendim siz nasıl isterseniz. demiş.
Bunun üzerine adam avazı çıktığı kadar bağırmış,
- Öyleyse kalk ve kahrolası battaniyeyi kendin al!!!!!".

 

SERİNLEMEK

Bir sarisin, bir kizil saçli ve bir esmer kadin çölün ortasinda arabayla yol almaktadirlar. Hava korkunç sicaktir. Arabanin motoru birden stop eder.
Inip baktiklarinda, motoru tekrar çalistiramayacaklarini anlarlar. Mecburen çölde uzunca bir yürüyüs yapmalari gerektiginden, her biri arabadan birseyler alir.
Esmer, bir sise su; kizil sacli bir paket bisküvi ve sarisin da arabanin kapisini söküp alir. Çölde yürümeye baslarlar ve bir süre sonra dinlenmek için mola verirler.
Mola sirasinda sarisin ve esmer kadinlar kizil saçliya döner ve niye bir paket bisküvi aldigini sorarlar.
- "Acikirsam yerim, diye düsündüm" cevabini verir kizil saçli "..çölde ne kadar yürüyecegimiz belli degil.."
Hepsi de bunun çok mantikli oldugunu düsünür. Ve sonra sarisin kadinla kizil saçli olani esmere döner ve niye yanina bir sise su aldigini sorarlar.
- "Eger susarsam, yanimda içecek birseyim olmasi gerektigini düsündüm.." diye cevaplar esmer kadin.
Evet, bu çok akillica bir fikir, diye düsünür diger ikisi. En sonunda esmer ve kizil saçli kadinlar sarisina dönerler ve arabanin kapisini niçin söküp aldigini sorarlar.
- "Şeyy.." der sarisin "..çok sicak olursa pencereyi açip serinlerim diye düsündüm de.."

 

KURALLAR

Tipik bir maço adam, çok hoş bir sarışınla evlenir ve nikahın hemen ardından,kurallarını ortaya koyar :
"Eve ne zaman istersem, saat kacta istersem, ki herseyden once eger istersem, o zaman gelirim ve senden bu konuyla ilgili bir tartışma istemiyorum. Ben baska bir sey soylemedikce, her aksam yemek masasini kusursuz istiyorum.Istedigim zaman eski kız arkadaşlarımla içmeye ve kağıt oynamaya giderim ve bana bu konuda güçlük çıkarma sakın. Bunlar benim kurallarım.Yorumun var mi?"
Kadın: "Hayır, benim için sakıncasi yok.Yalnız şunu bil ki, burada her gece saat 7'de sex yapılacak, sen olsan da, olmasan da...

 

SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!